Öztürk'ten deniz ticaretine üçlü alarm: Karadeniz, enerji ve iklim riski

EGELİHABER - İMEAK Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Öztürk, dünya deniz ticaretinde artan jeopolitik ve çevresel risklere dikkat çekti.

 Karadeniz’de ticari gemilere yönelik güvenlik tehditlerinin arttığını belirten Öztürk, Kızıldeniz ve Hürmüz Boğazı’ndaki belirsizliklerin taşımacılık maliyetlerini yükselttiğini söyledi. Öztürk ayrıca iklim değişikliği ve aşırı hava olaylarının İzmir’in turizmden marinacılığa kadar uzanan kıyı ekonomisi üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu vurguladı.

İMEAK Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi Ağustos Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Argun Gündüç yönetiminde gerçekleştirildi.

Toplantıda deniz ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Öztürk, küresel ticaret yollarında artan güvenlik riskleri, enerji taşımacılığı ve iklim değişikliğinin denizcilik sektörüne etkileri üzerinde durdu.

Öztürk, Karadeniz’de devam eden savaş ortamının ticari gemiler ve denizciler açısından önemli tehditler oluşturduğunu belirtirken, Kızıldeniz ve Hürmüz Boğazı’ndaki belirsizliklerin de alternatif güzergâhları daralttığını ifade etti.

İzmir’in kıyı ekonomisine iklim uyarısı

Ege Bölgesi’nde yaşanan orman yangınları ve artan sıcaklıklara dikkat çeken Öztürk, çevre güvenliğinin İzmir açısından yalnızca orman ve kıyı alanları üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

İklim değişikliği ve aşırı hava olaylarının denizcilik sektörünün farklı alanlarını doğrudan etkilediğini belirten Öztürk, “İzmir gibi denizle iç içe yaşayan bir kent açısından çevre güvenliğini yalnızca ormanlarımız ve kıyılarımız üzerinden değerlendirmemek gerekiyor. İklim değişikliği ve aşırı hava olayları; turizmden deniz ulaşımına, marinacılıktan kıyı ekonomisine kadar denizcilik sektörünün her alanını doğrudan etkiliyor” dedi.

Çevre ve eğitim başlıklarının sektörün geleceği açısından ekonomik gelişmeler kadar önemli olduğunu vurgulayan Öztürk, doğal varlıkların korunmasının ortak sorumluluk olduğunu ifade etti.

“Karadeniz’de 200’e yakın gemi tehdit yaşadı”

Karadeniz’deki savaşın ticari denizcilik üzerindeki etkilerine değinen Öztürk, savaşın başlamasından bu yana yaklaşık 200 geminin çeşitli saldırı ve güvenlik tehditleriyle karşı karşıya kaldığını söyledi.

Ticari gemiler ile denizcilerin çatışmaların tarafı olmadığını vurgulayan Öztürk, denizlerde güvenli ve öngörülebilir ortamın yeniden oluşturulması gerektiğini belirtti.

Öztürk, “Her geçen gün yaralanan denizcilerin sayısı artıyor. Önceliğimiz insan hayatıdır. Gemi insanlarının sağlığı ve güvenliği bizim için her şeyden önemlidir” ifadelerini kullandı.

Gemiler Karadeniz limanlarından uzaklaşıyor

Savaşın ticari faaliyetlerde zincirleme etkiler yarattığını ifade eden Öztürk, birçok geminin Karadeniz limanlarına gitmek konusunda isteksiz davrandığını söyledi.

Tahıl sevkiyatlarının ve gelecek hasat döneminin nasıl şekilleneceğine ilişkin belirsizliğin sürdüğünü belirten Öztürk, Tahıl Koridoru’na yönelik gelişmelerin de henüz netleşmediğini kaydetti.

Mayın tehdidi ve yükselen sigorta maliyetlerinin operasyonları daha da zorlaştırdığını dile getiren Öztürk, Rusya ve Ukrayna ile çalışan şirketler açısından savaşın başlangıcından bu yana istikrarlı bir operasyon ortamı oluşmadığını savundu.

Karadeniz’in Türkiye’nin deniz ticaretinde önemli bir faaliyet alanı olduğunu vurgulayan Öztürk, bölgedeki şartların iyileşmesini temenni etti.

“Alternatif güzergâhlar giderek azalıyor”

Dünya deniz ticaretindeki risklerin Karadeniz ile sınırlı olmadığını belirten Öztürk, Kızıldeniz ve Hürmüz Boğazı çevresindeki gelişmelere de dikkat çekti.

Öztürk, “Hem güneyde hem kuzeyde ciddi sıkıntılar yaşanıyor ve alternatif güzergâhlar giderek azalıyor. Hürmüz Boğazı’nın geleceğinin ne olacağını bilmiyoruz. Bir gün kapatılacağı, başka bir gün abluka uygulanacağı söyleniyor. Bu nedenle sürecin nasıl ilerleyeceğini öngörmekte güçlük çekiyoruz” dedi.

Navlun ve kira maliyetleri yükseldi

Kızıldeniz güzergâhındaki güvenlik endişeleri nedeniyle birçok geminin Afrika’nın güneyinden dolaşmaya devam ettiğini belirten Öztürk, bu durumun yolculuk sürelerini uzattığını ve taşımacılık maliyetlerini yüksek tuttuğunu söyledi.

Tanker piyasasındaki artışlara dikkat çeken Öztürk, günlük kira bedeli yaklaşık 5 bin dolar olan bazı tankerlerin ücretlerinin 225 bin dolara kadar yükseldiğini ifade ederek, deniz taşımacılığının geldiği maliyet seviyesine işaret etti.

Kış öncesi enerji uyarısı

Enerji ve yakıt tedarikinin Türkiye açısından stratejik öneme sahip olduğunu belirten Öztürk, doğal gazın yalnızca konutlarda değil sanayide de yoğun şekilde kullanıldığını hatırlattı.

Enerji taşıyan gemilerin bölgesel krizlerden etkilenmesinin ülke ekonomisine doğrudan yansıyabileceğini söyleyen Öztürk, kış öncesinde tüm senaryolara karşı hazırlıklı olunması gerektiğini ifade etti.

Öztürk, “Bölgedeki gelişmelerin nasıl ilerleyeceğini bilmiyoruz ancak her türlü ihtimale karşı hazırlıklı olunması gerekiyor. Bu, yalnızca belirli bir sektörü değil, ülke ekonomisinin tamamını sarsabilecek bir gelişmedir” dedi.

İzmir için küresel gelişmeler yakından izlenmeli

İzmir’in deniz ticareti, turizm, deniz ulaşımı, marinacılık ve kıyı ekonomisi açısından önemli bir merkez olduğunu vurgulayan Öztürk, küresel gelişmelerin kent üzerindeki olası etkilerinin yakından takip edilmesi gerektiğini söyledi.

Öztürk, güvenlik, iklim ve enerji kaynaklı risklerin aynı anda büyüdüğü bir dönemde denizcilik sektörünün daha dayanıklı ve öngörülebilir bir yapıya kavuşturulmasının önem taşıdığını ifade etti.

i̇meak deniz ticaret odası i̇zmir yusuf öztürk