;

İzmir kültür politikalarını birlikte yazıyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği İzmir Kültür Politikaları Çalıştayı, ulusal ve uluslararası katılımcıları Tarihi Havagazı Fabrikası’nda buluşturdu. Başkan Dr. Cemil Tugay, kültürün yalnızca sanat değil; eşitlik, demokrasi, kapsayıcılık ve kalkınmanın temel unsuru olduğunu vurgulayarak, “İzmir tarihsel birikimi ve toplumsal dinamizmiyle ulusal ve uluslararası ölçekte çok daha güçlü bir kültür aktörü olmayı hak ediyor.

İzmir kültür politikalarını birlikte yazıyor
07 Mayıs 2026 - 14:33

Kentin kültürel birikimini hak, adalet ve sürdürülebilirlik temelinde geleceğe taşımayı hedefliyoruz” dedi.

Kültür politikası alanında planlı, veri temelli ve bütüncül bir politika mimarisi oluşturmak, İzmir'in ulusal ve uluslararası ölçekte daha güçlü bir kültür aktörü olarak konumlanmasını sağlamak amacıyla İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Uluslararası Kültür Politikaları Çalıştayı,  Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Dünya Teşkilatı (UCLG) Kültür Komitesi, UNESCO ve Uluslararası Anıtlar ve Sitler Konseyi (ICOMOS) temsilcileri, Atina ve Zagreb belediyelerinden uzmanlar, farklı kentlerden yerel yönetim temsilcileri ve uzmanların katılımıyla Tarihi Havagazı Fabrikası'nda başladı.

Tugay: Hakkımıza sahip çıkalım

İki gün sürecek çalıştayın açılında konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı ve UCLG Kültür Komitesi Başkan Yardımcısı Dr. Cemil Tugay, “Yerel yönetimler söz konusu olduğunda kültürün yalnızca eğlence, sanatsal faaliyetler, kültürel miras çalışmalarıyla sınırlandırılamayacağını dile getirerek “Kültür; çevredir, çeşitliliktir, kapsayıcılıktır, karşılaşılan zorlukları aşmak için başvurduğumuz bir kaynaktır. Kültür bir haktır ve bütün bunlarla birlikte kültür bir kalkınmadır. Geçmişten bugüne belki yönetilmeden tamamen kendi kendine bugüne gelmiş kültürü, bundan sonraki süreçte hak, adalet ve kalkınma temelli yönetmeyi teklif ediyorum. Dünyamızın ve şehirlerimizin sürdürülebilirliğe ama önemli ölçüde barışa, barış içinde insanların haklarını adaletli şekilde aldıkları bir yaşama ihtiyaç var. Bu kendi kendine gerçekleşmeyecek bir sonuç. Bu ancak gerçekten demokrasiyi, insan haklarını, özgür düşünceyi ve ifadeyi savunan, olması gereken medeni insan kitlesinin sağlayabileceği bir sonuç. Dünyayı geleceğe taşırken kültürü önemli bir unsur olarak görmeli ve oradaki hakkımıza sahip çıkmalıyız” diye konuştu.

“Kültüre erişim dağılımı, eşitsizlik haritasını gösterir”

Çalıştayın Tarihi Havagazı Fabrikası’nda düzenlenmesinin anlamlı olduğunu vurgulayan Başkan Tugay, yapının 1862’de kurulduğunda İzmir’i Osmanlı’da sokak aydınlatmasında hava gazını kullanan ilk kent haline getirdiğini hatırlattı. Aynı yapının yıllar sonra endüstri mirasından kültür mekânına dönüştürülerek yeniden kente kazandırıldığını belirten Tugay, “Bir kentte neyin korunacağına, neyin dönüştürüleceğine nasıl karar vereceğiz? Bu çalıştayı, bu sorulara bilimsel ve katılımcı yanıtlar üretmek için düzenliyoruz. Kültüre erişimin dağılımı, aynı zamanda kentteki eşitsizliklerin de haritasını gösterir. Bu nedenle kültüre erişimi bir ayrıcalık değil, temel bir hak olarak görmek gerekiyor. Sürdürülebilir kalkınma tartışmalarında ise uzun yıllardır eksik kalan boyut kültür oldu” dedi.

Somut ve uygulanabilir politikalar

İzmir Kültür Politikaları Çalıştayı’nı somut ve uygulanabilir politikalar üretmek amacıyla düzenlediklerini aktaran Tugay, “Yerel yönetimler son yıllarda kültür politikalarında daha belirleyici hale geldi. Kültür artık bir yan alan olmaktan çıkarak kentsel yaşamın niteliğini, toplumsal dayanıklılığı ve demokratik kapasiteyi şekillendiren stratejik bir unsur oldu. Kültür politikalarını sosyal politika, çevre politikası ve mekânsal planlamayla birlikte ele almak gerekiyor. İzmir tarihsel birikimi ve toplumsal dinamizmiyle ulusal ve uluslararası ölçekte çok daha güçlü bir kültür aktörü olmayı hak ediyor” ifadelerini kullandı.

“İzmir’de düzenlenmesi tesadüf değil”

Çalıştayın İzmir’de düzenlenmesinin tesadüf olmadığını vurgulayan Başkan Tugay, kentin binlerce yıllık çok kültürlü geçmişiyle kültür politikaları tartışmaları için özgün bir zemin sunduğunu söyledi. Antik Smyrna’dan Osmanlı’nın çok dilli ticaret yaşamına ve Levanten kültürüne uzanan birikimin İzmir’e güçlü bir kültürel çeşitlilik kazandırdığını belirten Tugay, farklı toplulukların yüzyıllardır bu kentte iç içe yaşadığını ifade etti. İzmir’in Türkiye’nin en yoğun Roman nüfuslarından birine de ev sahipliği yaptığını hatırlatan Tugay, Roman toplumunun kültürel birikimi ve sanatsal üretiminin kültür politikalarında daha görünür hale getirilmesi gerektiğini söyledi.

“İzmir’i İzmir yapan değerleri geleceğe taşımalıyız”

Cumhuriyet’le birlikte İzmir’in modernleşme, laiklik ve çağdaş yaşamın en güçlü kentlerinden biri haline geldiğini belirten Başkan Tugay, “Çağdaşlık, özgür düşünce ve çoğulculuk İzmir’in kültürel kimliğinin temelini oluşturuyor. Sanat üretiminin cesur, kamusal alanın özgür olduğu bu kenti İzmir yapan değerleri yalnızca korumak değil, güçlendirerek geleceğe taşımak zorundayız. Kültür politikalarında hangi üretimlerin destekleneceği ve hangi seslerin görünür olacağı da bu anlayışla belirlenmeli” dedi.

“Kültür aktörü İzmir”

Kültür politikalarının yalnızca uzmanlar ve kurumlar tarafından değil, kentin tüm aktörlerinin katılımıyla şekillenmesi gerektiğini vurgulayan Başkan Tugay, konuşmasını şöyle tamamladı:

 “Çoğulculuk, özgür düşünce ve katılımcılık İzmir’in tarihsel kimliğinin temel değerleri. Bu çalıştayla İzmir’de planlı, veri temelli ve kapsayıcı bir kültür politikası oluşturmayı hedefliyoruz. Kültüre erişimden miras yönetimine kadar geniş bir alanda somut politikalar üreterek İzmir’i ulusal ve uluslararası ölçekte daha güçlü bir kültür aktörü haline getirmek istiyoruz.”

“Çağın sihirli sözcüğü kalkınma”

Açılış konuşmalarının ardından eski Kültür Bakanı Dr. Burhan Suat Çağlayan’ın maderatörlüğünda düzenlenen UCLG Başkanlar Oturumu’nda konuşan Başkan Tugay, yerel yönetimlerin farklı şehir deneyimlerinden yararlanarak küresel ölçekte doğru politikalar geliştirmesinin önemine dikkat çekti. “Çağın sihirli sözcüğü kalkınma” diyen Tugay, kalkınmanın yalnızca ekonomik büyüme değil; yaşam kalitesi, demokrasi, eşitlik, kamu hizmetlerinin kapsayıcılığı, doğayla uyum ve sürdürülebilirliği de içeren bütüncül bir kavram olduğunu söyledi. Kültürün bu kalkınma anlayışının temel unsurlarından biri olması gerektiğini vurgulayan Tugay, kültürü hem ekonomik değer üreten hem de toplumsal yaşamı ve yerel kimlikleri güçlendiren bir alan olarak gördüklerini ifade etti.

İzmir’in kültür karnesi ölçülüyor

Kültürün yalnızca sanat değil, dünyayla kurulan ilişki biçimi ve toplumsal değerleri de kapsadığını belirten Başkan Tugay, çevre politikalarının da kültürel yaklaşımlardan beslendiğini söyledi. UCLG Kültür Komitesi’nin “Kültür 2030” hedefi kapsamında yürütülen çalışmalara değinen Tugay, Birleşmiş Milletler’in sürdürülebilir kalkınma hedeflerinde kültürün ayrı bir başlık olarak yer almadığını, bu nedenle kültürü 18. hedef olarak tanımlamaya yönelik çalışmalar yapıldığını ifade etti. İzmir’in bu kapsamda kendi “kültür karnesini” hazırlayacağını belirten Tugay, kültürel hizmetlere erişim ve engelli bireylerin kültürel haklara katılımı gibi alanların da ölçüleceğini, bu verilerin her yıl kamuoyuyla paylaşılacağını söyledi.

“Toptancı yaklaşımla kültür politikaları belirlenemez”

Oturumda konuşan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı ve UCLG-MEWA Kültür ve Turizm Komitesi Başkanı Ahmet Aras, son yıllarda kentlerin öneminin arttığını, ancak ulusal ve genel geçer politikaların yerel ihtiyaçları karşılamakta yetersiz kaldığını söyledi. Toptancı ve popülist yaklaşımların kentlere zarar verebildiğini belirten Aras, her kentin kendi dinamiklerine göre kültür politikası üretmesi gerektiğini vurguladı. Yerel yönetimlerin güçlendirilmesi ve finansman kapasitelerinin artırılması gerektiğini ifade eden Aras, “Toptancı yaklaşımla kültür politikaları belirlenemez” dedi. Kültürün siyaset üstü, tarihsel ve ortak bir değer olduğunu dile getiren Aras, belediyelerin liderliğinde akademi, merkezi idare ve sivil toplumun, uluslararası birliklerin birlikte çalıştığı katılımcı bir modelin zorunlu olduğunu, aksi halde politikaların dar bir bakışla şekilleneceğini söyledi.

Kültür Politikaları Belgesi Taslağı ile başlangıç yapıldı

Çalıştayın ilk günü, kültür politikalarındaki küresel eğilimleri ele alan bir panel ve altı tematik masa oturumu ile devam etti. 8 Mayıs'ta ise uluslararası kültür yönetimi planlarını inceleyen bir oturum ve somut politika önerileri üretmeye yönelik ikinci bir tematik masa turu yapılacak. Çalıştayın tartışma metni olarak hazırlanan İzmir Büyükşehir Belediyesi Kültür Politikaları Belgesi Taslağı; “Kültürü Bir Hak Olarak Tanımlamak ve Kültüre Erişim”, “Kültür Yönetimi ve Kurumsal Kapasitenin Geliştirilmesi”, “Kültür Ekonomisi ve Yaratıcı Endüstriler”, “Kültürel Mirasın Korunması ve Yeniden İşlevlendirilmesi”, “İklim Krizi, Ekoloji ve Kültür Politikaları” ve “Dijitalleşme, Yeni Teknolojiler ve Kültür Politikaları” olmak üzere altı temel eksen üzerine inşa edildi. Her eksen hem somut politika önerileri hem de gerçek tercih alanlarını ve yapısal gerilimleri işaret eden tartışma sorularını içeriyor. Belge tamamlanmış bir metin olarak değil ortaklaşa geliştirilecek bir politika sürecinin başlangıç noktası olarak tasarlandı. Çalıştay, İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın UCLG Kültür Komitesi Başkan Yardımcılığı göreviyle de örtüşen bir uluslararası ağ içinde şekilleniyor. Tematik masalarda akademisyenler, bağımsız sanatçılar, meslek örgütü temsilcileri, sivil toplum aktörleri, kültür ekonomisi profesyonelleri, miras uzmanları ve belediye yöneticileri birlikte ça İzmir'in kültür politikası alanında planlı, veri temelli ve bütüncül bir politika mimarisi oluşturmasının başlangıç noktası olarak tasarlanan çalıştay, kültüre erişimden miras yönetimine; kültür ekonomisinden iklim politikasına uzanan geniş bir alanda somut politika çıktıları üretmeyi ve İzmir'in ulusal ve uluslararası ölçekte daha güçlü bir kültür aktörü olarak konumlanmasını hedefliyor.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum