Tugay: Ya hizmet getirsinler ya da engel olmasınlar
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, belediyeye ait bazı mülklerin Vakıflar Genel Müdürlüğü bünyesine geçirilmesine “İzmir halkının malına çökemezler” diyerek tepki gösterdi. Göreve geldiği günden beri İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yurt dışından aldığı hiçbir kredinin onaylanmadığını ifade eden Başkan Tugay, İzmir’in yatırımlarının siyaset konusu yapılmasına tepki göstererek, “Ya hizmet getirsinler ya da engel olmasınlar biz yapalım” dedi.
İzmir büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Fuar İzmir’de kapılarını açan IF WEDDING FASHION İZMİR – 19. Gelinlik, Damatlık Ve Abiye Giyim Fuarı’nın açılış töreninde basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Başkan Dr. Cemil Tugay, “Kentin tamamına hizmet götürmeyi hedefleyen bir belediye başkanı olarak hükümetimizle, bakanlıklarımızla uyum sağlamaya, İzmir’e hizmet getirmeye çalışıyorum. İzmir’in uzun süredir bekleyen sorunlarını çözmek için yapıcı adımlar atacağız dedim. Bunu da yapıyoruz. İnciraltı planları, Balçova arsa mağdurları, Basmane çukuru gibi örnek konular var. Bunlar devam edecek. İzmir büyük bir kent. Deprem Master Planı, Ulaşım Master Planı hazırlıyoruz. Körfez temizliği için tarihte görülmemiş bir çalışmayı sürdürüyoruz” diye konuştu.
“Hiçbir anlaşma onaylanmadı”
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin hayata geçirdiği ve planladığı pek çok projeye ilişkin yurt dışı kredi kullanımına Ankara’dan onay gelmemesine tepki gösteren Başkan Tugay, “Bazı şeyler, bizim yetkimiz dışında ve finansman desteğine ihtiyaç var. Bu finansman için aslında İzmir Büyükşehir Belediyesi kendi kredi notuyla uluslararası finans kuruluşlarından kredi anlaşmaları yapıyor. Ama bunların bakanlıktan onaylanması lazım. Bakanlıktan onaylanması demek, hükümetin ya da bakanlığın bu krediye kefil olması demek değil. Bir kefil istenmiyor. Ben 22 aya yakın süredir görevdeyim. Bu süre içinde hiçbir anlaşma onaylanmadı. Bunun için Maliye Bakanımıza gittik, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımıza gittik. İlgili olan herkesle görüştük. Yapılır dediler, olabilir dediler. Yapılandırmalarla bu konuyu hallederiz dediler. Ama şu ana kadar halledilmiş değil” dedi.
“Siyaset üstü görüyoruz”
Başkan Tugay, “Mesela Şakran’a kanalizasyon ve arıtma yapılacak. Bunun için kredi anlaşmamız var, onay gelmemesi bunu almamamız demektir. Pek çok proje var. 4. fazın kredisi var, anlaşması yapılmadı. O nedenle kendi kaynaklarımızla ödüyoruz. Çamur kurutma tesisi gibi altyapı projeleri var. Ulaşım projeleri var. Tramvay alacağız, metro alacağız, Buca metrosunu Gaziemir’e uzattık, elektrikli otobüs alacağız, çöp tesisi yapımı var, bunlarla ilgili krediler var. Bunların hangisi siyaset konusu yapılabilir? Bunları siyaset üstü görüyoruz. Siyaset üstü gördüğüm bu konularla ilgili bakanlıklarımızla, üst düzey bürokratlarımızla gidip görüşüyorum. Görüştükten sonra beklediğim şey olumlu adımların atılması. Nedense İzmir’in AK Partili siyasetçileri, bunları hep siyaset konusu yapıyor. Bir kuruş hükümetin cebinden çıkmadığı halde, bunların hepsi dış kredi olduğu halde sanki kendileri bir iyilik yapıyormuş gibi konuşuyor. Bundan rahatsızım. Bunun değişmesi lazım. İzmirlilerin de bunu anlaması lazım. Biz hükümetten para istemiyoruz. Bizim kendi yaptığımız dış kredi anlaşmalarının mevzuat gereği onaylanmasını istiyoruz” şeklinde konuştu.
“Şapkadan tavşan çıkarmaya çalışır gibi bir sürü ulaşım projesi yapıyoruz”
İzmir’in bekleyen sorunları için çağrı yapan Başkan Tugay, “AK Parti’nin yerel siyasetçileri, özellikle milletvekillerine soruyorum; siz İzmir’e ne hizmet getirdiniz? Özellikle üç dönem milletvekilliği yapanlar var. Bana okul yapıldı deniyor. Okulu İzmirlilerin vergileriyle Milli Eğitim Bakanlığı yaptı. Hamza Dağ aday olduğu zaman ikinci çevre yolunu yapacağız diye söz verdi. O hükümetin sözüydü aynı zamanda. Görüyorsunuz, hala bir şey yok. Altınyol’da, çevre yolunda ne kadar trafik sıkışıklığı olduğunu herkes görüyor. Peki, bizim İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak trafiği rahatlatmak için bir sürü ulaşım projesi yapıyoruz. Ama asıl çözüm ikinci çevre yolunda. Bir an önce başlaması lazım ama adım atılmıyor. İzmir’in temel sorunlarında, altyapıda, ulaşımda, kentsel dönüşümde beklediğimiz desteği görmüyorum. Bunun da siyasi olmaması gerektiğini düşünüyorum” dedi.
“Gerçek dışı açıklamalarla insanların kafalarını karıştırmasınlar”
AK Parti’nin İzmir’de Cumhuriyet Halk Partisi ile yarışacaksa, bunu hizmet getirerek yapması gerektiğini belirten Tugay, sözlerine şöyle devam etti: “Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin hizmet getirmesini engelleyerek siyaset yaparsanız halka zararınız oluyor, şehre zararınız oluyor. Çöp konusu, körfez kirliliği siyaset konusu yapılamaz. Türkiye’nin her tarafında susuzluk var. Yağmur yağmıyor çünkü. Buna çıkıp becerisizlik diyorlar. İzmir, Türkiye’nin en iyi kayıp kaçak oranlarından birine sahip ama bunu da çarpıtıyorlar. Yalan yanlış rakamlarla insanların kafalarını karıştırıyorlar. Biz de sürekli altyapı yatırımları yapıyoruz. Hepsi yer altına gömüldü. Ama doğru şeyler bunlar. Bunu yapmamız lazım. Şehrin sorunlarına gerçek çözümler getirmemiz lazım. Ben İzmirlilerin bunu anlayacağını biliyorum. Sürekli gerçek dışı açıklamalarla insanların kafalarını karıştırmayı bıraksınlar. Onun yerine beklediğimiz şeyi yapsınlar, hizmet getirsinler. Ya da bıraksınlar biz hizmet edelim, engel olmasınlar. Ben göreve geldiğimden beri bir tane bile yurt dışı kredisi onaylanmadı. Geçmişte onaylanan bazı kredilerin ödeme birimleri serbest bırakıldı. Bunu onayladık diyorlar” ifadelerini kullandı.
“İzmir halkının malına çökemezler”
Büyükşehir’e ait bazı mülklerin Vakıflar Genel Müdürlüğü bünyesine geçirilmesi hakkında açıklamalarda bulunan Başkan Tugay, “Üç tane halihazırda hizmet için kullandığımız binayla ilgili, bizim haberimiz olmadan, ihbarda ve bildirimde bulunmadan Vakıflar Genel Müdürlüğü bir belge üzerinden tapuda kendi üzerine geçirmiş. Biz bunu sonradan öğrendik. Eşrefpaşa Hastanesi’nin oradaki bina, Egemenlik Binası ve Meslek Fabrikası. Bunların üçü de belediyenin aktif olarak kullandığı, yıllardır bakımını, tamirini, onarımını yaptığı yapılar. Biz bunları ticari bir amaçla kullanmıyoruz. Tamamen eğitim, kültür, insanları meslek edindirmek için ya da hizmet binası olarak kullanılan yerler bunlar. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne daha doğrusu İzmir halkına ait olan bu binalara el koymak inanılmaz bir şey. Aklımız almıyor bu tavrı, kesinlikle almıyor. Buna karşı hukuki haklarımızı kesinlikle savunuyoruz, savunacağız ve mahkemeye başvurduk. Mahkeme ihtiyati tedbir kararı aldı. Şu anda kesinleşmiş karar yok, bu mücadeleyi sonuna kadar yapacağız. Vakıflar Genel Müdürlüğü’nü aklını başına toplamaya davet ediyorum. İzmir halkının malına çökemezler. Böyle bir şey olmaz, buna izin vermeyeceğiz” dedi.
“Yasal altyapısı yok”
Paylaşımlı yolculukla ilgili teslim edilen imzalar hakkında da konuşan Başkan Tugay, “Bunun yasal altyapısı yok, o yüzden onay vermiyoruz. Yasasının olması lazım. Hükümet buna uygun yasa çıkarsın ona göre karar verelim” şeklinde konuştu.
“Laiklik herkes için çok kıymetli”
Bir tarikat tarafından İzmir’de düzenlenen gösteri hakkındaki görüşleri de sorulan Başkan Tugay, “Laik bir ülkede laiklik karşıtı yapılanmanın nasıl tehlikelerinin olacağını yaşayarak gördük. Umuyorum burada devletimiz bu tür şeyleri de yakından takip ediyordur ve herhangi yanlış bir şey yapılmasına izin vermez” dedi.







FACEBOOK YORUMLAR